Speak English® iş İngilizcesi özel dersleri ile iş hayatında bir adım önde olmanın keyfine varın!
Speak English® sistemine kayıtlı tamamı anadili İngilizce, yüzlerce profesyonel yabancı öğretmen arasından size ve şirketinize en uygun tecrübeli eğitmeni bulmak şimdi çok kolay.
Rekabetin, ihtiyaçlarınızın ve zamanın sizin için öneminin farkındayız. Bu nedenle "günümüz koşullarında..." diye başlayıp, İngilizcenin öneminden bahsederek, zamanınızı almayız. Speak English®, bireysel ve kurumsal İngilizce dil eğitim ihtiyaçlarınızı tam ve zamanında profesyonelce karşılamanızı garantiler.
Hemen her sektörden İş İngilizcesi özel ders alanında hizmet veren, tamamı anadili ingilizce yabancı eğitimcilerimiz, sadece eğitim düzeyi ve becerileri yüksek, en başarılı öğretmenler arasından sizin için titizlikle seçilmektedir. İngilizce dil eğitiminizde ihtiyaç duyduğunuz alanları belirtin, Speak English® ile konusunda uzman eğitimcilerimiz arasından gereksinimlerinize en uygun olanı zaman kaybetmeden bulma şansını yakalayın.
İş İngilizcesi özel ders müfredatımız aşağıdaki gibidir. - Socialising (Farklı Kültürleri Anlama, Ziyaretçileri Karşılama, Tebrik Kalıpları, Tanışma Şekilleri, Davet, Kabul / Ret, Kısa Konuşmalar, Hobiler için Dilbilgisi, İlgi Alanları ve Aile, Resmiyetin Bölümleri, Ayrılma)
- Company Structure (Ünvanlar, Departmanlar, İş Tanımları, Şirket Tanımları) - Meetings(Toplantı Oranizasyonları Kelime Bilgisi, Toplantılar için Kalıplar / Terimler, Amaçların Belirtilmesi, Mutabakat / Uyuşmazlık durumları, Fikirleri Belirtme ve Sorma Yöntemleri, Söz Kesme, Söz Kesme ile Başa Çıkma, Daha Net Açıklama İstekleri, Toplantıya Liderlik Etme, Amaçları Belirtme, Karar Verme, Karar Erteleme, Toplantı Sonlandırma)
- Telephoning (Telefonda Görüşme Kalıpları, Kibarlık, İstekler / Öneriler / Şikayetler, Şikayetler ile Başa Çıkma, Düzenlemeler Yapmak, Düzenlemeleri Değiştirmek, Mesaj almak ve Bırakmak, Telefon Konuşmasını Sonlandırma)
- Financial English (Nakit Akışı Hakkında Konuşmalar, Kazanç ve Kayıp Hesapları, Finans Terminolojisi)
- Employment Applications (Çalışma Şartları Hakkında Dil Bilgisi, Karakter Tanımlama Dil Bilgisi, İş Görüşmesi Yapmak, Adayların Avantajları ve Dezavantajları Hakkında Konuşmalar)
- E-business/ The Internet (Internet ve IT Terimleri Dil Bilgisi, E-posta Yazımı)
- Management (İstek ve Emirlerde Resmiyet Seviyeleri, Farklı Yönetim Şekilleri ve Felsefeleri Hakkında Konuşma, İşin yapılması için Şevklendirme)
- Business Ethics (Yolsuzluklar ve Haklar Üzerine Dil Bilgisi, Annelik Durumu ve Haklar Üzerine Konuşma, İş Dünyası ve İş Çevresi)
- Marketing / Advertising (Pazarlama Terimleri Dil Bilgisi, Etkili Reklam Yöntemleri Hakkında Konuşma, Pazarlama Stratejileri Üzerine Konuşma)
- Negotiations (Başlangıç, Teklif Yapma, Onay / Ret, Doğrulama, Netleştirme İsteği, Pazarlık, Özetleme, Anlaşmazlıklarla Başa Çıkma, Sonlandırma)
- Presentations (Sunum Dili, Yapı, Bilgileri Listeleme, Fikirleri İlişkilendirme, Düzen, Beden Dili, Görsel İçerik Üzerine Konuşma, Değişimin Açıklanması, Özetleme ve Sona Erdirme, Soruları Cevaplama, Soru Sorma)
- Business Writing (Resmi ve Samimi Yazım Biçimleri, CV'ler, Raporlar, E-postalar, Başvuru Yazıları)
Aşağıda İş İngilizcesi alanında faydalı olacağını düşündüğümüz çeşitli soru örnekleri ve cümle kalıplarını Türkçe açıklamaları ile beraber görüntüleyebilirsiniz.
ÖRNEK İŞ İNGİLİZCESİ CÜMLE KALIPLARI :
İş İngilizcesi Örnek Cümleler
Türkçe Anlamları
If we are all here, let's get started.
Eğer hepimiz buradaysak, başlayalım.
Please join me in welcoming (name).
Lütfen (isim)'e hoşgeldin diyelim.
I'd like to extend a warm welcome to...
Lütfen (isim)'e hoşgeldin diyelim.
I've called this meeting in order to...
Bu toplantıyı düzenlememin nedeni ...
Unfortunately, (name) can't be with us today because...
Maalesef, (İsim) bugün bizimle olamayacak çünkü ...
To begin with, I'd like to quickly go through the minutes of our last meeting.
Başlangıç olarak, hızlıca bir önceki toplantı notları üzerinden geçmek isterim.
Can you tell us how the project is progressing?
Bize projenin nasıl ilerlediğinden bahseder misin?
If there is nothing else we need to discuss, let's move on to today's agenda.
Eğer üzerinde konuşmamız gereken başka bir konu yoksa, bugünkü gündeme geçebiliriz.
Have you all received a copy of the agenda?
Hepiniz gündem ile ilgili kopyalardan aldınız mı?
(Name) has agreed to take the minutes.
(İsim) toplantı notlarını alacak.
I suggest we go round the table first.
Masa etrafından herkesin söz almasını öneriyorum.
The first item on the agenda is...
Gündemdeki ilk madde ...
I think that takes care of the first item.
İlk maddeyi tamamladığımızı düşünüyorum.
I'd like to hand over to (name), who is going to lead the next point.
Sözü bir sonraki konuşmacıya veriyorum.
Before we close today's meeting, let me just summarize the main points.
Bugünkü toplantıyı sonlandırmadan önce, ana noktaları özetlememe izin verin.
If there are no other comments, I'd like to wrap this meeting up.
Ekleyeceğiniz başka bir yorum yoksa, toplantıyı sonlandırmak isterim.
Let's bring this to a close for today.
Toplantıyı tamamlayalım.
Is there any other business?
Başka bir konu var mı?
Thanks for your participation.
Katılımınız için teşekkürler.
Can we get your input?
Düşüncelerinizi alabilir miyiz?
What do you think about this proposal?
Bu öneri hakkında ne düşünüyorsunuz?
Has anyone else got something to contribute?
Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
I'm afraid that's outside the scope of this meeting.
Korkarım bu konu toplantının kapsamı dışında.
We're beginning to lose sight of the main point.
Ana noktanın dışına çıkmaya başlıyoruz.
Let's get back on track.
Konuya geri dönelim.
Our profits are likely to improve next quarter.
Gelecek çeyrekte karımız artacak gibi görünüyor.
I am in charge of marketing.
Ben pazarlamadan sorumluyum.
We plan to launch the new product next month.
Gelecek ay yeni ürünü piyasaya sürmeyi düşünüyoruz.
The rise in transport cost will mean higher prices for the consumer.
Nakliyedeki fiyat artışları tüketici için fiyat artışı anlamına gelecek.
The new software makes the system easier for the end user.
Yeni yazılım sistemi son kullanıcı için daha kolay hale getiriyor.
Market research shows that there is demand for another large supermarket in the area.
Pazar araştırmaları bu bölgede diğer bir büyük süper market ihtiyacı olduğunu gösteriyor.
After the recent scandal, the company has started a new advertising campaign to help improve public relations.
Son skandalın ardından, firma halkla ilişkiler için yeni bir reklam kampanyasına başlamış.
They placed a banner ad at the top of each page.
Her sayfanın başına bir banner koymuşlar.
The magazine has a weekly circulation of 50,000 copies.
Magazinin 50.000 tirajı var.
The advertisment cost us $1000. As a result, we had 200 calls from customers, so CPI (cost per inquiry) was $5.
Reklam bize 1.000 Dolara mal oldu. Sonuç olarak müşterilerden 200 arama aldık, öyleyse (CPI) arama başı maliyet 5 dolardı.
We used direct mail to inform our customers about our new special offer.
Yeni özel teklifimizi müşterilerimize duyurmak için mektup kullandık.
We are pleased to submit you a detailed quotation.
Size detaylı bir teklif sunmaktan memnun oluruz.
We have the pleasure of enclosing our most recent catalogue.
Size en yeni kataloğumuzu göndermekten mutluluk duyarız.
The initial order is subject to a discount of 15%.
İlk siparişinizde %15 iskonto alabilirsiniz.
Your ordered goods are out of stock, but we can offer you a substitute.
Verdiğiniz siparişler stokta yok ama yerine başka şeyler önerebiliriz.
Prices are subject to change without notice.
Fiyatlar uyarı yapılmadan değiştirilebilir.
Our terms of payment are as follows: quarterly/monthly payment.
Ödeme koşullarımız 15 günlük ve aylık şeklindedir.
The documentation requested has been sent to you by registered post.
Talep ettiğiniz dokümantasyon size imzalı posta ile gönderilmiştir.
The items are in stock and should be ready for dispatch by next Wednesday.
Siparişleriniz stokta ve önümüzdeki çarşamba teslimata hazır olacaklar.
We would be grateful for further details about your offer.
Teklifiniz ile ilgili daha fazla bilgi almaktan memnun oluruz.
Please get in touch with our secretary, Mrs Barnes.
Lütfen sekreterimiz Barnes Hanım ile iletişim kurunuz.
Please confirm receipt of the order.
Lütfen siparişinizin teslimatını onaylayınız.
Your prices are not competitive enough.
Fiyatlarınız rekabete yeterince uygun değil.
Is there an intranet site detailing each project our company is doing?
Firmamızın yaptığı her projeyi detaylandıran bir intranet uygulaması var mı?
Do you have a website where I can review the different products you are offering?
Önerdiğiniz farklı ürünleri inceleyebileceğim bir web siteniz var mı?
I'm going to send you a rough draft. Can you review it and email me back?
Sana kaba bir taslak göndereceğim, inceleyip tekrar bana epostayla gönderebilir misin?
I have a proposal for the marketing idea. Can I email it to you?
Pazarlama fikri ile ilgili bir teklifim var. Sana epostayla gönderebilir miyim?
Did you read the mail from the CEO? It's about our new mission statement.
The deadline for the project was an hour ago. Did you send the information?
Proje için son teslim tarihi bir saat önceydi. Bilgilendirmeyi gönderdin mi?
Did you want to review my project?
Can I get some feedback on my performance?
Performansım hakkında geri dönüş alabilir miyim?
Make sure they agree to trial our latest products so that you can get your foot in the door.
Yeni ürünlerimizi denemeye karar verdiklerinden emin ol, bu kapıya ayağını koyabileceğin anlamına geliyor.
This project could bring in 2 million dollars in sales so make sure you dot your i's and cross your t's.
Bu proje 2 milyon dolar getirebilir, detaylara önem gösterdiğinden emin ol. (i'lerin noktasını t'lerin çizgisini çektiğinden emin ol)
They have the lions share of the market as they make 80 percent of the sales.
Satışların %80 ini yaparak pazarda aslan payına sahipler.
Good question. Let me get back to you on that.
İyi soru, sana daha sonra dönmeme izin ver.
I don't have that information right now, but I'll be happy to get the answer for you.
Bu bilgiye şu an sahip değilim, ama daha sonra cevaplamaktan mutlu olurum.
I can't remember off the top of my head. I'll check that out and get back to you.
Şu an aklımda değil, kontrol edip sana geri dönüş yapacağım.
Let me double-check and then get back to you.
Bir kere daha kontrol edip sana geri dönüş yapmama izin ver.
That's not my area of expertise. Perhaps (name) can shed some light on it.
Bu benim uzmanlık alanım değil. Belki (isim) seni aydınlatabilir.
I heard of a new company today which we should co-operate and do business with.
Bugün işbirliği yapıp beraber çalışmamız gereken bir firma duydum.
Thanks to the high standards of service we offer our customers, we have been able to establish an excellent reputation.
Müşterilerimize sunduğumuz yüksek standartlı hizmet sayesinde, kalitesi ile iyi bilinen bir firmayız.