İNGILIZCE PAST HABITS TÜRKÇE KONU ANLATIMI

İNGİLİZCE’DE  PAST HABITS (GEÇMİŞTEKİ ALIŞKANLIKLAR)
(USED TO – WOULD AND PAST SIMPLE)
İngilizce’de  “Past Habits” (geçmişteki alışkanlıklar) konusunu aşağıda Türkçe örnek ve açıklamaları ile beraber bulabilirsiniz.
İNGİLİZCE’DE ÖRNEKLERLE ‘USED TO’ KONU ANLATIMI :
– İngilizce’de geçmişteki alışkanlıklarımızdan bahsederken ‘used to’ yapısını kullanırız.
Olumlu cümlelerde kullanımı:
        I                                                                                   he
        you                                                                              she     + used to + fiilin yalın hali
        we     + used to + fiilin yalın hali                                   it
        they
Olumsuz cümlelerde kullanımı:
       I                                                                                   he
       you                                                                              she     + didn’t use to + fiilin yalın hali
       we      +didn’t use to +fiilin yalın hali                            it
       they
Not : ‘used to’ nun olumsuz biçiminde ‘used not to’ yapısı da kullanılabilir; fakat ‘didn’t use to’ daha çok tercih edilir.
Soru cümlelerinde kullanımı:
                I                                                                          he
              you                                                          did   +   she   + use to + fiilin yalın hali?
   did  +  we  +use to  + fiilin yalın hali ?                               it
             they
Örnek :  When I was six years old, I used to carry my little teddy bear with me.
             (Ben altı yaşındayken, küçük oyuncak ayımı yanımda taşırdım.) (Artık küçük oyuncak ayımı yanımda taşımıyorum.)
Örnek :   I didn’t use to have any breakfast when I was a student in high school.)
             (Ben lisede öğrenciyken hiç kahvaltı yapmazdım.) (Artık kahvaltı yapıyorum.)
– Yukarıdaki cümleleri incelediğinizde, geçmişte olan alışkanlıkların şu an devam etmediği anlaşılır.
Yukarıdaki örnekten ‘Ben lisedeyken kahvaltı yapmazdım fakat artık yapıyorum’ anlamını çıkarabiliriz.
– Geçmişte zaman zaman tekrarladığımız eylemler için kullanılır.
Örnek :   Before I went to Çeşme, I used to go to Antalya for a holiday every year.
      (Çeşme’ye gitmeden önce, her sene tatil için Antalya’ya giderdim.)
Örnek :   Did you use to visit your grandparents every summer holiday when you were little?
             (Küçükken her yaz tatilinde büyük babanı ve büyük anneni ziyarete gider miydin?)
-Olumsuz cümlelerde ‘used to’ ile birlikte ‘never’ kullanabiliriz. (never used to)
Örnek :    Ayşe never used to swim in the sea until she was 18 years old.
(Ayşe, 18 yaşına kadar hiç denizde yüzmemişti.)
–  ‘there was \ were’ yerine ‘there used to be’ yapısını kullanmak da mümkündür.
Örnek :   There were a number of theatre buildings here when I was seven years old. But now there aren’t.
              (Ben 7 yaşındayken burada çok sayıda tiyatro binası vardı. Fakat artık yok.)
Örnek :   There used to be a number of theatre buildings here when I was seven years old. But now there aren’t.
(Ben 7 yaşındayken burada çok sayıda tiyatro binası vardı. Fakat artık yok.)
NOT : ‘used to’ geçmişte belirli bir zamanda bir defa olmuş bitmiş olayı ifade etmek için kullanılamaz. ‘Used to’ geçmişte tekrar eden ve şimdi geçerli olmayan durumların anlatımı için kullanılır.
Örnek :  While he was hurrying to get to school on time, John fell down the stairs.
             (John zamanında okulda olmak için acele ederken, merdivenlerden yuvarlandı.)
John’un merdivenlerden yuvarlanması geçmişte belirli bir zaman içinde olmuş olaydır ve geçmişte olup biten olayların anlatımı için Simple Past Tense (geçmiş zaman)  ile kullanılır.
İNGİLİZCE’DE ÖRNEKLERLE ‘WOULD’ KONU ANLATIMI :
“Would” olumlu cümlelerde kullanımı :
                Özne ( I, you, we, they, he, she, it)  +    would    +  mastar fiil
“Would” olumsuz cümlelerde kullanımı :
                 Özne (I, you, we, they, he, she, it)  +    would not  +   mastar fiil
-‘Would’ yapısını da ‘used to’ gibi geçmişteki alışkanlıklarımızı ve geçmişte tekrarlanan eylemleri anlatırken kullanırız.
Örnek : When I was a kid, my mother would overdress me even in summer time.
          (Ben çocukken, annem beni yaz aylarında bile kalın giydirirdi.)
Örnek : John would play football often before he had the operation.
Örnek : John used to play football often before he had the operation.

           (John ameliyat olmadan önce sıklıkla futbol oynardı.)

-Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi, used to ve would aynı şekilde kullanılabilir.
DİKKAT!  ‘would’  ve ‘used to’ anlam olarak geçmişte yaptığımız fakat şu an yapılmayan alışkanlıklardan ve geçmişte tekrarlanan eylemlerden söz ederken kullanılsa da;
  – ‘Would’ durum fiilleriyle (stative verbs) birlikte kullanılamaz.
Stative verbs (Durum bildiren fiiler)
believe, mean, think, imagine, know, realize, suppose, understand, doubt, agree etc.
– ’Used to’ hem durum fiileriyle hem de iş, oluş, hareket bildiren eylemlerle birlikte kullanılabilir.
Örnek :   People used to think that the world was flat.
              (İnsanlar eskiden dünyanın düz olduğunu düşünürlerdi.)
NOT : Geçmişteki alışkanlıklarımızdan bahsederken Simple Past Tense (geçmiş zaman) kullanabiliriz. Bu durumda o süreci bildiren bir zaman zarfı kullanmalıyız.
Örnek : When I was a child, I went to Bodrum every summer holiday.
BE USED TO
Şu anki alışkanlıklarımızdan,alışkanlık haline getirdiğimiz eylemlerden bahsederken ‘Be Used To’ yapısını kullanırız. Anlam olarak ‘used to’dan farklı olduğu gibi yapı olarak da farklıdır. ‘To Be Used To + doing’ olarak kullanılır. Bir şeye alışkın olmak manasındadır.
Örnek : I am used to working nights. (Geceleri çalışmaya alışkınım.)
Örnek : I have been living in London for 5 years. I am used to driving in traffic jams.
(Beş yıldır Londra’da yaşıyorum.Sıkışık trafikte araba sürmeye alışkınım.)
GET USED TO
Bir eylemin alışkanlık sürecini ifade etmek için ‘Get used to’ yapısını kullanırız. ‘get used to doing’ olarak kullanılır.
Örnek : I have just started wearing contact lenses, so I am still getting used to (wearing) them.
(Numaralı lens takmaya başladım, bu yüzden hala kontakt lenslere alışmaya çalışıyorum.)

İngilizce Pratik Yap!