İNGILIZCE PRESENT PERFECT TENSE TÜRKÇE KONU ANLATIMI

İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) KONU ANLATIMI
İngilizce’de Present Perfect Tense (Yakın Geçmiş Zaman) geçmişte meydana gelen fakat etkileri şu anda devam eden eylemleri anlatmak için kullanılır. Yakın geçmişte yapılan eylemin zamanını bilmiyorsak da Present Perfect Tense kullanırız.
Türkçe’de tam anlamıyla karşılığı olmayan Present Perfect Tense (yakın geçmiş zaman) özellikle İngilizce’ye yeni başlayanlar için anlaması zordur – en yakın anlamı ile Türkçe’de kullandığımız -mış ve -miş ekleri ile benzerlik gösterir – .
Aşağıda İngilizce’de Present Perfect Tense (yakın geçmiş zaman) kullanımını daha iyi anlamanız için Türkçe açıklamalı örneklerle birlikte verilmiştir.
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ’İN OLUMLU CÜMLE YAPISI
I , You , We , They + have +  fiilin 3. Hali
 
He , She , It  +  has  +  fiilin 3.hali
Örnek : I have washed the clothes, so you can wear clean clothes.
     (Kirli çamaşırları yıkadım,bu yüzden temiz kıyafetleri giyebilirsin.)
Örnek : I have had my hair done.  (Saçımı yaptırdım.)
Örnek : I have had my hair cut.     (Saçımı kestirdim.)
Örnek : She has had her hair cut.  (Saçını kestirdi.)
DİKKAT! Yukarıdaki üç örnekte causatives (have + something + fiilin 3. hali) (ettirgen yapı)  kullanılmıştır.
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ’İN OLUMSUZ CÜMLE YAPISI :
I , You , We , They  + have  not + fiilin 3. Hali
 
He , She , It +has not + fiilin 3.hali
Örnek :  I haven’t analyzed  that document yet . (Şu belgeyi henüz analiz etmedim.)
Örnek :  He hasn’t analyzed that document yet . (Şu belgeyi henüz analiz etmedi.)
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ’İN SORU CÜMLESİ :
Have   + I , You , We , They  + fiilin 3. Hali
 
Has  +  He , She , It  + fiilin 3.hali
 
Örnek :  A:   Have you analyzed that document yet?  (Şu belgeyi analiz ettin mi?)
             B:  Yes, I have \ No, I haven’t.
İNGİLİZCE’DE  PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ‘İN KULLANILDIĞI YERLER :

İngilizce’de present perfect tense’i (Yakın Geçmiş Zaman) geçmişte olan eylemleri zaman vermeden anlatıyorsak kullanırız.

Örnek : They have moved from İstanbul to Manisa. (Onlar , İstanbul’dan Manisa’ya taşındılar.)
Eğer geçmişte olan bir eylem için zaman veriyorsak Simple Past Tense (geçmiş zaman ) kullanırız.
Örnek : We moved to this apartment in 1999. (Bu apartmana 1999’da taşındık.)
Yakın geçmiş zamanda olmuş, etkileri hala devam eden eylemleri ifade ederken Present Perfect Tense kullanılır.
Örnek : Ouch! I have cut my finger. It is bleeding.
            (Of! Elimi kestim. Kanıyor.)
Yukarıdaki cümlede elinin kanadığını söylediği için kesme işlemi az önce olmuştur ve etkisi (kanıyor olması) şu an devam etmektedir. Kesme eylemi geçmişte olmasına rağmen, etkisi devam ettiği için Present Perfect Tense (yakın geçmiş zaman) ile kullanılır. Olay geçmişte olup bittiyse, Simple Past Tense (Geçmiş Zaman) ile kullanılır.
Örnek : I cut my finger while I was chopping up tomato for salad yesterday.
            (Dün, salata için domates doğrarken elimi kestim.)
Today , this year , this afternoon , this semester gibi ifadeler hala tamamlanmamış bir dönemi belirttiği için Present Perfect Tense (Yakın geçmiş zaman ) kullanırız.
Örnek : I have given lots of lectures on quitting smoking this semester.
(Bu dönemde, sigarayı bırakma üzerine birçok konferans verdim.)
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ‘İN ‘RECENTLY VE LATELY’ İLE KULLANIMI:
Son zamanlarda, son günlerde anlamına gelen ‘ recently’ ve ‘lately’ Present Perfect Tense (yakın geçmiş zaman) ile kullanılan başlıca zaman zarflarındandır, kesin bir zamanı belirtmezler.
Örnek : There have been some changes in Turkey’s education system lately.

            (Son zamanlarda, Türkiye’nin eğitim sisteminde bazı değişiklikler var.)

Örnek : I have had a number of job opportunities recently.
            (Son zamanlarda, birçok  iş fırsatına sahibim.)
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ‘IN ‘ALREADY , JUST VE YET ’ İLE KULLANIMI :
YET
Olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılan ‘yet’ ,  ‘ henüz’ anlamındadır ve cümlenin sonunda yer alır.
Örnek : Haven’t you eaten the whole hamburger yet?
            (Bütün hamburgeri hala bitiremedin mi?)
Örnek : Have you finished your homework yet?
            (Ödevini bitirdin mi?)
Örnek : Alice hasn’t started her Japanese course yet.
            (Alice henüz Japonca kursuna başlamadı.)
JUST
– ‘Henüz, biraz önce, az önce, şimdi’ anlamına gelen ‘just’, olumlu cümlelerde kullanılır.
– Asıl fiil ve yardımcı fiil arasında yer alır.
 
Örnek : I have just cleaned the bathroom. Please keep it clean!
            (Banyoyu az önce temizledim. Lütfen temiz tut! )
ALREADY
– Olumlu cümlelerde kullanılır.
– Çoktan, zaten, daha önceden anlamını verir.
– Genellikle cümle sonunda kullanılır fakat bazen asıl fiil ve yardımcı fiil arasında kullanılabilir.
Örnek : Ayşe has already finished watching this tv series. She is waiting for the next season.
           (Ayşe çoktan bu dizi serisini bitirdi. O diğer sezonu bekliyor.)
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ‘IN ‘EVER , NEVER , ALWAYS , OCCASIONALLY , OFTEN , ALL MY LIFE , SEVERAL TIMES , ONCE , TWICE, ETC. ’ İLE KULLANIMI:
OFTEN, ALWAYS, OCCASIONALLY GİBİ SIKLIK ZARFLARI
Often, always ve occasionally gibi zaman zarfları İngilizce’de ‘Simple Present Tense’ (geniş zaman) ile kullanılmalarına rağmen, Present Perfect Tense (Yakın geçmiş zaman) ile de kullanılabilirler. Cümle içindeki anlamları aşağıdaki örneklerdeki gibi farklılık gösterir.
Örnek : I always drink milk as soon as I get up in the morning.
Yukarıdaki  cümlenin anlamı ‘Sabahları kalkar kalkmaz hep süt içerim ve içeceğim.’ dir.
Bu cümleyi şöyle kullanırsak ;
Örnek : I have always drunk milk.
Ben her zaman süt içmişimdir anlamı çıkar ve hayatımın bu anına kadar olan kısmını kapsar. Bu aşamadan sonra süt içmeye devam edip etmeyeceğim bilinmemektedir.
EVER, NEVER , SEVERAL TIMES, ONCE, TWICE GİBİ ZARFLAR (HİÇ, BİRKAÇ DEFA, BİR KEZ , İKİ KEZ)
Bahsettiğimiz eylemi hayatımızda kaç defa yaptığımız belirtmek için kullanılan zarflardır.
Örnek : A:  Have you ever tried eating frog?     (Hiç kurbağa yemeyi denedin mi?)
           B:  Yes, I have eaten frog several times. (Evet, birkaç kez kurbağa yedim.)
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ‘İN  ‘ SO FAR ( UP TO NOW, UP UNTİL NOW)  ’ İLE KULLANIMI:
‘Bu zamana kadar’ anlamına gelen ‘So far’ Present Perfect Tense (yakın geçmiş zaman) ile kullanılır. So far this week, so far this semester gibi zaman zarflarıyla birlikte de kullanılabilir.
Örnek : I haven’t learned any foreign languages so far this semester.
           (Bu sömestire kadar hiç yabancı dil öğrenmemiştim.)
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ‘İN  ‘ FOR VE SİNCE ’ İLE KULLANIMI:
 ‘FOR’, geçmişteki bir andan günümüze kadar olan süreci bildirmek için kullanılır.
Örnek : I have worked as an English teacher for five years.
 ‘Since’ ise geçmişte belli bir tarihte başlayan ama günümüze kadar süren eylemleri anlatmak için kullanılır.
Örnek : I have worked as an English teacher since 2008.
İNGİLİZCE’DE PRESENT PERFECT TENSE (YAKIN GEÇMİŞ ZAMAN) ‘İN  ‘ THIS IS THE FIRST TIME.. , THIS IS SUPERLATIVE THAT..  ’ İLE KULLANIMI:
  This is the first time  +  that  + present perfect tense
Örnek : This is the second time that I have been to Germany so far.
            (Bu, bu zamana kadar Almanya’da ikinci kez bulunuşum.)
 This is  + superlative  + that  +  present perfect tense
Örnek : This is the most crowded shopping center that I have ever seen.
            (Bu şu ana kadar gördüğüm, en kalabalık alışveriş merkezi.)

İngilizce Pratik Yap!