İngilizce Articles Video Konu Anlatımı

İngilizce Articles Video Konu Anlatımı

Speak English® online video derslerine hoş geldiniz. Benim adım Cari. Bugünkü öğretmeninizim ve konumuz artikeller / tanımlıklar. İngilizce’de üç adet article bulunur: a, an, the. lk olarak “a” ve “an” arasındaki farktan bahsedelim.
Welcome to the Speak English® online video lessons. My name’s Cari. I’ll be your teacher today and our topic is articles. So in English we only have three articles a, an and the. Let’s first talk about the difference between a and an.

Bu biraz karışık, çünkü bunu (“an”) yalnız sesli harfle başlayan kelimelerle kullanırız. İngilizce’deki sesli harfler nelerdir?“a, e, i, o, u” dur. Bu yüzden, eğer cümlenizde bir “apple” (elma) kelimesi bulunuyorsa, “a apple” diyemeyiz. “an apple” demeliyiz. Aynı durum eğer bir “elephant” (fil) kelimesi varsa geçerlidir. “an elephant” demek zorundayız. “a” ve “an” arasındaki problem bundan ibarettir.
Unfortunately, it’s a little complicated because with an we can only use words that begin with vowels. What are English vowels? a, e, i, o and u. So, unfortunately, if your sentence has an apple, one apple, we cannot say a apple. We must say an apple. Same thing if we have an elephant, one elephant. We must use an elephant. So that’s the only problem with a and an.

Bugün esas olarak “a”, “an”, “the” arasındaki farklar üzerinde konuşuyor olacağız.Eğer “an elephant” veya “the elephant” arasında bir tercih yapmanız gerekiyorsa durum daha karmaşık hale gelebilir. “an apple” mı yoksa “the apple” mı?
Today, mainly, we’re going to be talking about the difference between a, an and the. Things get much more complicated if you’re choosing between an elephant or the elephant. An apple or the apple.

Öyleyse haydi birkaç örneğe bakalım. 
So let’s look at some examples.

Birkaç kuralımız var.
We have a few rules.

Bir numaralı kural:
Rule number one:

“a” ve “an” genel anlamda kullanılan tekil bir ismi tanımlar.
a and an will be for a general, singular noun.

İkinci kural: 
Our second rule:

“the” genellikle spesifik/belirli bir tekil ismi tanımlar. Yani tekil, sadece bir nesneden bahsettiğiniz anlamına gelir. İki, üç değil, yalnız bir adet genel ve spesifik olması önemlidir.
the is normally for a specific, singular noun. So singular means you’re talking about one thing. Not two, not three, only one and general and specific are also important.

Örneğin: 
For example:

Eğer açsam “manav”a giderim ve orada yüzlerce ve yüzlerce elma vardır. Öyleyse eğer bu kadın açsa, hangi elmayı seçeceğinin bir önemi var mıdır?Sadece bu elmayı seçmesi önemli mi, örneğin, bu önemli midir? Hayır, normalde değil.

if I’m hungry, I go to the “manav” and they have hundreds and hundreds of apples. So if this woman is hungry, is it important which apple she chooses? Is it important that she only chooses this apple, for example, is that important? No, not normally.

Tüm elmalar aynıdır, doğru mu? Tüm elmalar kırmızıdır, örneğin. Yani kadın şöyle düşünebilirdi, acıktım, bir elma istiyorum. Hangisi olduğu önemli değil, herhangi bir tanesi olur. Ama özellikle bu elmayı gerçekten istiyorsa, o durumda cümleyi değiştirmem gerekir.
All the apples are the same, right? They are all red apples, for example. So she might think, I’m hungry, I want an apple. Which is not important, any is OK. But, if she really, really wants this apple, then I need to change the sentence.

“Elmayı istiyorum.” (I want the apple) Ve muhtemelen “bu elmayı istiyorum” (I want this apple) diyecektir. Unutmayın “the” ve “this” ifadeleri çok benzer kavramlardır, öte yandan “a”, “an” ve “any” birbirine çok benzer kavramlardır.
I want the apple. And she’ll probably say I want this apple. So remember the and this are very similar concepts whereas an or a and any is a very similar concept.

Haydi başka bir örneğe bakalım.
Let’s look at another example.

Belki yavru bir köpeğimiz var ve bir kemik istiyor. Tamam, köpek bunu istiyor. Ama bu özel, spesifik bir kemik mi? veya sıradan bir kemik midir? Muhtemelen sıradan.Öyleyse cümlemiz şu şekilde olabilir: “I want a bone (Bir kemik istiyorum).” Yani önemli değil.Herhangi bir kemik, doğru mu, o önemsemez.Herhangi bir kemik olabilir. Büyük bir kemik, küçük bir kemik, bir tavuk kemiği, bir inek kemiği.Bu önemli değil. Dolayısıyla “a bone (bir kemik)” ifadesini kullanırız.
Maybe we have a puppy dog and he’s thinking about a bone. OK, so the puppy wants this. But is it a special, is it a specific bone? Or is it a general bone? Probably general. So our sentence can be I want a bone. So it’s not important. Any bone, right, he doesn’t care. It can be any bone. A big bone, a small bone, a chicken bone, a cow bone. It’s not important. So, we use a bone.

Farklı bir örnek verelim.
Let’s do a different example.

Bir arkadaşımız var ve burası onun sokağı.Belki de sokağın adı Rose Street’ tir. ve evi hangi sokakta? belki o da Rose Street’teki bir evde yaşadığını söyler. Bu çok genel, hangi ev? Bilmiyorum ama belki cümleyi değiştirirsem.“I live in the big house on Rose Street (Rose Street’teki büyük evde oturuyorum).” Şimdi daha spesifik, bu yüzden “the” kullanmam gerekli. I live in the big house on Rose Street (Rose Street’teki büyük evde oturuyorum).” Yani tekil genel isimler ve spesifik tekil isimlere dikkat etmelisiniz.
Maybe we have a boy and this is his street. Maybe the street name is Rose Street. And which street is his house? Maybe he says I live in a house on Rose Street. That’s very general, which house? I don’t know, but maybe I change the sentence. I live in big house on Rose Street. Now, it’s more specific so I want to use the. I live in the big house on Rose Street. So you have to be careful about your general singular nouns and your specific singular nouns.

Haydi bir sonraki kuralla devam edelim. 
Let’s continue to the next rule.

Üç numaralı kural. 
Rule number three.  

Aynı isimden tekrar tekrar bahsediyorsanız, örneğin, bir hikâyeden bahsediyorsunuz ve hikâye tümüyle, siyah bir köpek hakkında.
Hikaye tamamen aynı siyah bir köpek hakkında.
Hikâyeye “a” veya “an” ile başlayacağız, bunun ardından eğer aynı köpekten tekrar tekrar bahsediyorsanız “the” kullanırsınız.
If you’re talking about the same noun again and again and again, for example, maybe you’re telling a story and the story is all about a black dog. It’s the same black dog for the whole story. We will start with a or an, and then after, if you talk about the same dog again and again we use the, the, the, the ,the ,the, the.

Yani örneğin, genel bir köpek ile başlarız. “I saw this dog, Did you see the dog? (Ben bu köpeği gördüm. Sen köpeği gördün mü?). Hayır, sen köpeği görmedin. Ben sana gördüğüm bir köpekten bahsediyorum. Belki bu köpek benim için spesifik ama köpek senin için spefisik değil. Bu yüzden seninle konuşurken genel olmam gerekir.
So, for example, so we begin with a general dog. I saw this dog, but did you see the dog?No, you didn’t see the dog. I’m telling you about a dog I saw. So maybe the dog is specific for me, but the dog is not specific for you. So I need to be general for you.

“I saw a dog today (Bugün bir köpek gördüm) .”ve şimdi aynı köpek, doğru mu, bu köpek ve diğer köpek aynı köpek o yüzden “the” kullanacağım. “The dog was black (Köpek siyahtı).”Yine aynı köpek, aynı köpek aynı köpek.Yine aynı köpek olduğu için “the” kullanırım. Fakat birden farklı bir köpek çıkarsa“I saw a bigger dog (Daha büyük bir köpek gördüm).”
I saw a dog today. And now it’s the same dog, right, this dog and this dog is the same dog so I want to use the. The dog was black. Now again, same dog, same dog, same dog. OK I continue to use the, the, the, the, the. But maybe suddenly there’s a new dog. Then I saw bigger dog.

Şimdi farklı bir köpek ve farklı bir konuya geçtik.Bundan dolayı yine genel ifade ile başlarız.“ A bigger dog (Daha büyük bir köpek).” Yani yeniden daha karmaşık hale geliyor.
So now we have a different dog and we have a different topic. So we start again with general. A bigger dog. So again, it becomes more complicated.

Dördüncü kuralımız.
For our fourth rule.  

Sıfatların üstünlük (superlatives) hakkında konuşacağız.Üstünlük sıfatlarıyla birlikte sadece “the” kullanacağız.Asla “a” veya “an” kullanmayız.
We’ll talk about superlatives. With superlatives, we’re only going to use the. We never use a or an.

Üstünlük sıfatlarıyla – belki bilmiyorsunuzdur – dünyadaki, belki Türkiye’deki ya da bu odadaki en büyük, en uzun olan şeylerden bahsederiz. Bu tip dilbilgisi ile her zaman “the” kullanacağız, superlative grammer.
Superlatives, maybe you don’t know, is when you’re talking about the biggest, the tallest, in the world, or maybe in Turkey, or maybe in this room. So we’re always going to use the with this type of grammar, superlative grammar.

Şimdi bunu birazcık değiştireceğim ve sadece tekil isimlerden değil çoğul isimlerden bahsedeceğim ve tekrardan bu konu tekrar karmaşık hale geliyor. Öyleyse şimdi genel çoğul isimler ile spesifik çoğul isimleri arasındaki farka değinelim. Genel çoğul isimlerle, her hangi bir artikel /tanımlık kullanmayız. Hiçbir şey kullanmayız. Fakat spesifik çoğul isimlerle, yalnızca “the” kullanırız. Hiçbir çoğul isimle, “a” veya “an” kullanmayız.
Now I’m going to change it a little bit and we’re going to talk about, not singular nouns, we’re going to talk about plural nouns, and again, things become more complicated. So now let’s talk about the difference between general plural nouns and specific plural nouns. With general plural nouns we don’t use any article. We use nothing. But, with specific plural nouns we will only use the. We don’t use a and an with any plural nouns.

Örneğin: 
For example:

Genel çoğul isimler ise spesifik çoğul isimler arasındaki farka değinelim.
Let’s talk about the difference between a general plural noun and a specific plural noun.

Mesela, “I like dogs (Köpekleri severim).” Hangi köpekler? O köpekler burada mı? O köpekler dışarıda mı? Onlara bu köpeklerden veya şu köpeklerden bahsettiniz mi? Hayır, çok genel oluyor. Tüm köpekleri seviyorsunuz, herhangi birini.Fakat cümleyi değiştirebilirim.“Dışarıdaki köpekler havlıyor.” (Dogs outside are barking.)Tüm köpekler mi? Dünyadaki dışarıda olan tüm köpekler mi havlıyor? Hayır. Belki dışarıdaki birkaç köpekten bahsediyorsunuz ve dolayısıyla, şöyle diyebilirim: “The dogs outside are barking (Dışarıdaki köpekler havlıyor).”
For example, I like dogs. Which dogs? Are the dogs here? Are the dogs outside? Did you tell them these dogs or those dogs? No, being very general. You like all dogs, any dogs. But, I can change the sentence. Dogs outside are barking. Is it all dogs? All dogs in the world outside are barking? No. Maybe there’s only two or three dogs that you were talking about outside So I can use the dogs outside are barking.

Bir sonraki kuralımıza geçelim.
Let’s move on to our next rule.  

Altı numaralı kural.
Rule number six.

Altı numaralı kuralda tekil veya çoğul isimlerden bahsetmiyoruz. Şimdi sayılamayan isimler ile ilgili konuşacağız.
For rule number six, we’re not talking about singular or plural nouns. Now we’re going to talk about uncountable nouns.

Öyleyse sayılamayan isimlerin birkaç örneği nelerdir?
So what are examples of some uncountable nouns?

Süt sayılamayan isim örneğimiz. Cümlemiz : “I love milk (sütü severim).” Hangi süt? Bilmiyoruz.Tüm sütler, belki bir bardak süt, belki de bir şişe süt. Ama bundan bahsetmiyoruz. Yalnızca sütten bahsediyoruz. Yani çok genel. Hiçbir artikel/tanımlık kullanmak istemeyiz. Fakat başka bir cümleye alırsam, burada dünyadaki bütün sütleri mi kastediyorum? Yoksa bardağın içindeki sütten mi bahsediyorum? “The warm milk (Ilık süt).” Burada belirli bir sütten bahsediyorum. Dünyadaki tüm sütten bahsetmiyorum. O yüzden “The milk in the glass is warm” (Bardaktaki ılık olan süt.) şeklinde kullanıyorum.
So milk is our uncountable noun. The sentence is I love milk. Which milk? We don’t know. All milk, ah, you cannot count this, maybe a glass of milk, maybe a bottle of milk. But we’re not talking about that. We’re talking about only milk. So it’s very general. We don’t want to use any article. But if I take another sentence, here am I talking about all of the milk in the world? Or am I talking about only the milk in the glass? The warm milk.Here I have a very specific milk that I’m talking about. I’m not talking about all the milk in the world. So I’ll use the milk in the glass is warm.

Son olarak, farklı bir tip kuraldan daha bahsedelim.
Finally, let’s talk about one more type of rule.

Özel isimler.
Proper nouns.

İki tür özel ismimiz vardır. “The” kullanılan özel isimler ve “article” almayan özel isimler.
So we have two different kinds of proper nouns. Proper nouns that don’t use an article and proper nouns that use the.

Örneğin, “Galata Kulesi’ne gideceğim” (I’m going to Galata Tower?) mi deriz? Yoksa “The Galata Kulesi’ne gideceğim” (I’m going to the Galata Tower? ) mi deriz?“the” ile söyleriz. Yani kuleler için her zaman “the” kullanırız. The Eiffel Tower, The Galata Tower. Neden? Bir kuralı yok. Dolayısıyla “the” kullandığımız veya kullanmadığınız durumları ezberlemeniz ve unutmamanız gerekmektedir.
For example, do we say I’m going to Galata Tower? Or I’m going to the Galata Tower? We use it with the. So for towers, we always use the. The Eiffel Tower, the Galata Tower. Why?There’s no rules. So unfortunately, you have to memorise and you have to remember if you use the or if you don’t use anything.

Diğer bir örnek ülkelerle ilgilidir. “I am from the America” mı deriz? Yoksa I am from America” mı deriz?Genel olarak “I am from America” deriz. Bu, o ülkenin resmi olmayan ismi. Fakat “I am from the United States of America” diyebilirim. Türkiye için de aynı. “I am from Turkey” veya “I am from the Republic of Turkey” diyebilirim. Resmi ülke adlarıyla “the” kullanırız.
So, another example would be for countries. Do I say I am from the America? Or I’m from America? Typically, I would say I am from America. It’s a country’s unofficial name. But I can say I am from the United States of America. Same for Turkey.I am from Turkey or I am from the Republic of Turkey. So, for official country names, we use the.

Peki, okyanus, göl ve akarsular? Okyanuslar için tipik olarak “the” kullanacaksınız.Denizler için yine ”the” kullanırız. Akarsular için yine ”the”.Fakat maalesef göller için hiçbir şey.
What about oceans, lakes and rivers? For oceans, typically you’re going to use the. For seas, again, we use the. For rivers, again, the. But unfortunately, for lakes, nothing.

Dolayısıyla tekrar, proper noun lar ile ilgili kural çok zordur, maalesef sadece ezberlemeniz gerekir. Genel olarak artikel/tanımlık karmaşık bir konudur bu yüzden de pratik yapmaya devam etmelisiniz. ve yeniden Speak English® video dersleri dizisini izlediğiniz için tekrar çok teşekkür ederim. Adım Cari ve izlediğiniz için teşekkürler.
So again, this is a very difficult rule with proper nouns where, unfortunately, you just have to memorise it. And articles are very complicated in general, so keep practising them. And again thank you so much for watching this Speak English® video lesson series. My name is Cari and I thank you for watching.

İngilizce Pratik Yap!